Mutsuz Olma Sanatı


Bir cinayet romanındaki tek masum insan olmak mı daha çekici yoksa buraya yazdığım onca aptalca şeye rağmen hala mutsuz olmam mı bilmiyorum açıkçası. Mutsuzluk göreceli mi diye sorabilirsiniz haliyle bana ve size verecek bir cevabım olmaz bu saatte muhtemelen. Ben bilmiyorum ki, neden mutsuz olduğumu. Muhtemelen mutlu olma sebebimi de bilmiyordum mutluyken. Ne yapmam lazım çok eski viking adetlerine göre  peki. "Kaçman lazım bu hayattan, sağdaki ilk istasyon işini görebilir" dediğinizi duyar gibiyim sevgili sanal canlılar- kafamın içinde bunları okuyacağını düşündüğüm. Ya olursa gerçekten, ya birisi hafızasını sildirmekten vazgeçerse, beklesem mi bu akşam- 7 cüce hep beklemiş, ben de bekleyebilirim belki. Hayatım boyunca beklemekle hayatım boyunca kaçmak arasındaki 7 farkı bulabilirsiniz belki. Yoksa sadece mutluluk mu resmini çizmek istediğiniz, mutsuzluk daha çok satmaz mı ki ? Neyse en iyi bilenler beni o olmayan okuyucularım, sağdaki ilk istasyon o zaman. Farsça bilmem bile gerekmeyebilir belki. Ya da kırmızı, sevecen bir şeytanla geçirmek zorunda kalmam gecemi cehennemde. En güzeline de gerek yok. Sadece biraz rahatsız etse beni yeterli olur. Rahatsız eden hep en güzeli değil mi ki? Çerçeveler arasında kendini görmekten bıkmış bir pamuk prenses değildir herhalde cücelerin beklediği. Aynayı istiyor aslında onlar, yıllar geçmiş ve hala bekliyorlar. Burada piyano girse iyi olur. Estetisyen mi olmam lazım yoksa toplum bilimci mi bilmiyorum. "Sen mutsuz ol yeter, onu izlemeye geldik" dediğinizi duyar gibiyim. Tamam, her zamanki halimle her zamanki arka planda keyifli ama ön planda üzgün bir müzikle başlayalım o zaman hikayemize. Evet doğru şarkı. Gökkuşağı'ndan bir kadın alalım ilk önce. Gökkuşağı çoğu insan için mutsuzluğa yönelimdeki ilk adımdır. Para, aşk, belirsizlik ve salatalık soyucu sanılanın aksine daha sonra gelir. O yüzden ilk önce gökkuşağından bir kadın lütfen. Fazla düşünmeyin lütfen. En son sizin kadar düşündüğümde kaybolmuştum iki güzel gözün içinde. Hazır mı, gerçekten mi, sonsuza kadar mı? Tama o kadara gerek yok zaten. Bir iki göz boyama dakikası yeterli aslında. Şimdi de üçe kadar saymayı bilen bir ayna. Evet o ayna- baştaki, cücelerin beklediği. O da mı hazır, çabuk oldu bu kez. Peki şimdi de bir palyaço istiyorum. En hüzünlü gününde seyircilerini güldürebilenlerden olsun ama. Kan çıkmazsa para vermeyen hani. Çocukluğunda babasıyla problemleri olması tercih sebebi. Ilık suda kısa bir süre (Yaklaşık 6-10 dakika) yıkanacak. Sonra üzgün suratı orada dondurularak sisteme yüklenecek. Bulamazsanız bendekini de verebilirim.Tamam mı, hepsine yapacak bir şeyler bulmamız lazım dedi çocuk sonra, elindeki taşı denize fırlattı, tam dört defa sekti. Bunu beklemiyordu çocuk, onun bildiği taşlar sadece gökten güzel kadınların kalplerine düşerlerdi. Uyumayacak mısın dedi annesi çocuğa. Çocuk şaşırdı. Annesi yıllar önce ölmüştü halbuki, ya da bir palyaço yalan söylemişti en hüzünlü gününde ona. Hayır dedi annesine çocuk, ama çok şaşırdım. Saat daha 12. Evet dedi annesi saat on iki ve camdan ayakkabılarım parmak arası terliklere döndüler bile. Çocuk bunun annesi olduğuna inanmıştı gökyüzüne bakmasına bile gerek olmadan. Terk eden sadece o değildi kendisini çünkü. Olmuyor dedi çocuk sonra bunları yazan adama dönüştü birden. Kim bilir baştan beri oydu belki de. "Bu kadar geri zekalı bir kurguyu senden başka birisi de yapamazdı" dediğinizi duyar gibiyim sevgili olmayanlar. Hiç olmadınız ki siz, neden dinliyorum sizi bu saatlerde. Kimi bekliyorsun dedi cücelerin en agresifi, bu saatte mi dedim. Kimseyi dedim. Artık kimseyi beklemiyorum dedim bu saatten sonra. Gelmeyecek zaten de sinirli cüce, ben en başta biliyordum. Biliyordu gerçekten benim gibi- peki niye bekledim ki bir hiç pahasına. Mutsuzdum zaten- kaybedecek bir şeyim yoktu galiba. İyi geceler dedim gölgeye, sonra da yatmadım sabaha kadar.

Yorumlar