Geceyarısı Mavisi



Mavi geceden başka neyin rengi olabilir ki? Sonsuza dek dinleyebilir insan geceyi onunla. Herkesin kendine has bir mavisi vardır. Ama hava kararıp insanlar mağaralarına çekilince, sadece bir ses duyulur o mavilikte. Gece yarısına özgü bir renktir o. Anlayanlar vardır o mavide. Bırakanlar ve bırakılanlar vardır. Hangisinin olduğunu bilmeseler de; o ses, mavinin en kendileri olduğu o ses, katar onları birbirlerine. Geceyle bütün olurlar. Ne bırakma kalır ne bırakılma. Sadece o ses ve mavi . Elton John gibi anlarlar maviyi o gece.  O gece başka bir şeye ihtiyaçları yoktur. Ay bile yoktur. Sadece uçarlar gecenin içinde diğer yarılarıyla. Bütün her şey onlar içindir. Bütün sesler , bütün renkler onlar içindir. Affedilmeyi bekleyen yoktur o gece. O ışıkta, o seste herkes eşittir. Aynı şekilde bakar gözler, aynı damla  yapışır hepsinin kenarına. Sonra, bitince ellerinde kalan son ama en kederli renk, bırakırlar ikisi de sıkı sıkıya tuttukları imkansızı. Başkalarının gecelerinde başkalarının renklerinde yaşamak için o sesten vaz geçerler. Herşey olacağına varır çünkü. Kimse kendi mavisini yaşayamaz aslında gerçekte. Sadece saçmalar benim gibi mavi dünyalar ortasında. Yıllar sonra bir gün, belki aynı ses, aynı şarkı işgal ederse es kaza geceyi başkasının kollarındayken, bir iki saniye o damla yine belirir gözde. Dünya döner, her şey geçer sonra.

Yorumlar